Orta Doğu

Avrupa ülkeleri, Suriye’de henüz yapılmayan devlet başkanlığı seçimine yönelik itiraz taslağı üzerine çalışıyor


Avrupa ülkeleri, Fransa tarafından aynı düşüncelere sahip bir grup ülke adına sunulan bir taslağı onaylamak için harekete geçti.

Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı taslak, ‘Suriye’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı çerçevesinde gerçekleşmeyen herhangi bir devlet başkanlığı seçiminin reddedilmesini’ ve Suriye’de önümüzdeki Mayıs ayı sonlarında yapılması planlanan başkanlık seçimi sonrasında Şam ile ‘normalleşme’ yoluna girilmesinin önünün kesilmesini ön görüyor.

Şam, başkanlık seçimini, 2012 tarihli Anayasa çerçevesinde gerçekleştirmeyi planlarken seçimi, Devlet Başkanı Beşşar Esed’in kazanması bekleniyor. Moskova ve Tahran ise Rusya’nın geçtiğimiz on yıl içinde Arap ve Avrupa ülkeleri ile Şam arasında diplomatik ve siyasi bir normalleşme süreci başlatarak, Suriye’de yeniden yapılanmayı desteklemek için fon sağlayarak ve ‘seçimlerin meşruiyetini’ tanıyarak ‘seçimleri bir dönüm noktası haline getirme ve yeni bir sayfa açma’ çabalarıyla birlikte bu yaklaşımı destekliyorlar.

İki sürecin bir birinden ayrılması

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, 2012 tarihli Suriye Anayasası’na göre yapılması planlanan devlet başkanlığı seçimi ile BMGK’nın 2254 sayılı kararı uyarınca bir anayasa taslağı hazırlamak için 5 oturum düzenleyen Suriye Anayasa Komitesi’nin çalışmaları arasında bir bağlantı olmadığını söyledi.

Pedersen, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ve ilk kez anayasa ilkeleri taslağı için bir belge sunan ve Suriye Anayasa Komitesi’nin muhalif Eş Başkanı Hadi el-Bahra ile arasındaki görüşmeleri sürdüren Suriye Anayasa Komitesi’nin rejim Eş Başkanı Ahmed Kuzbari ile görüşmesinin ardından İstanbul’da Suriye muhalefetiyle yaptığı görüşmelere devam ediyor.

Ancak sonuç olarak seçimler öncesinde anayasa reformu ile ilgili herhangi bir ilerleme kaydedilemezken Beşşar Esed’in görev süresi Temmuz ayı ortalarında bitecek ve anayasa reformu, Suriye’nin devlet başkanına geniş yetkiler veren mevcut Anayasası çerçevesinde gerçekleştikten sonra yapılacak. Böylece Esed için üçüncü bir 7 yıllık dönem daha başlayacak. Öte yandan başkanlık seçimine aday olmak isteyenlerin ise ‘adaylık başvurusu yapmadan önce son 10 yıldır ülkede ikamet ediyor olması, Meclis’teki en az 35 milletvekilinin onayını alması’ gibi kriterleri karşılaması gerekiyor. Moskova, seçim tarihi ertelenmediği takdirde reformun 2024’te yapılacak ilk parlamento seçimlerinde uygulanabileceğini ima ediyor.

İktidardaki Baas Partisi tarafından yönetilen Arap-sosyalist çoklu siyasi koalisyon partilerinin yer aldığı Ulusal İlerici Cephe, geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan genel seçimde Meclis’teki toplam 250 sandalyeden 166’sı Baas Partisi’ne ait olmak üzere 183 sandalye kazandı. Bu da devlet başkanlığı adaylığı kararının iktidar partisi ve Ulusal İlerici Cephe’deki partilerin elinde olduğu anlamına geliyor.

Henüz hiç kimse yaklaşan seçimde adaylığını açıklamadı. Ancak büyük şehirler ve nüfusun en yoğun olduğu yerlerin bulunduğu rejimin kontrolündeki bölgelerin yanı sıra Fırat’ın doğusundaki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye’nin yaklaşık dörtte birini oluşturan bölgelerde sandıkların kurulmasına ilişkin bir uzlaşıya varmak için temasların sürdüğüne dair medyada bir takım haberler çıkmaya başladı. Rejimin, Fırat’ın doğusunda Kamışlı ve Kamışlı Havaalanı ve Haseke olmak üzere üç merkezi daha kontrol ettiği de unutulmamalı. Öte yandan sandıkların İdlib’de ve ülkenin kuzeyinde veya Türkiye ve Ürdün gibi mültecilerin çoğunluğunun bulunduğu komşu ülkelerde kurulmasına ihtimal verilmiyor.

Tüm bu gelişmelerle birlikte Batılı ülkeler, Rusya’nın ‘siyasi süreç ve BMGK’da oluşan fikir birliğinin zarar görebileceğine dair derin bir endişe uyandırdığı için başkanlık seçiminin, Anayasa Komitesi çalışmalarından ayrılmasına’ yönelik açıklamalarına ilişkin eleştirilerini dile getirdiler. Batılı ülkeler 2012, 2016 ve 2020 yıllarında yapılan genel seçimleri ve 2014’teki devlet başkanlığı seçimini tanımayı reddettiler.

Seçimlerin reddi

Bir diğer gelişmede ise Avrupa ülkelerinin temsilcileri, Fransa’nın taslağını onaylamak ve Suriye’deki genel ve başkanlık seçimleriyle ilgili önceki bir taslağa dayanarak devlet başkanlığı seçimi konusunda ortak bir tutum sergilemek için toplantılara başladılar.

Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı taslağa göre üç yıldır askıya alınan BM arabuluculuğuna, siyasi sürecin ülke içindeki ve dışındaki Suriye halkı ile yeniden canlanmasına katkı sağlayacak ve siyasi süreçle ilgili Rusya yönetimi ile mücadele edecek yeni bir siyasi ivme kazandırılması hedefleniyor. Taslağa göre ayrıca 2021 yılında BMGK’nın 2254 sayılı kararına dayalı bir siyasi süreci hayata geçirme taahhüdünde bulunmadan ya da mevcut krizin derin nedenleriyle doğrudan ilgilenmeden Suriye rejiminin ve müttefiklerinin, krizin sona erdiğini ilan etme girişimlerinin yanı sıra sahte seçimler düzenlenmesi reddediliyor.

Taslakta ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Suriye’de şuan yürürlükte olan anayasal hükümler ve yasalar uyarınca yapılması planlanan Suriye başkanlık seçimi, yalnızca iktidardaki Suriye rejiminin kontrolü altında yapılacaktır. Bu seçim, rejim ve destekçileri tarafından, halkın özlemleriyle tutarlı hiçbir şeyi taahhüt etmeden Suriye krizinin sona erdiğini tek taraflı olarak ilan etmek için kullanılacaktır. Aynı zamanda bu seçim, mülteciler karşısında büyük bir caydırıcı engel oluşturacaktır.”

Halen devam eden Suriye krizinin hem güvenlik hem de göç açısından doğrudan ve kalıcı sonuçlarına maruz kalan Avrupa ülkelerinin, sahte başkanlık seçimiyle siyasi sürecin doğru seyrinden sapmasını önlemeye yönelik büyük çaba içerisinde olduğu belirtilen taslakta, BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde özgür, adil ve tamamen tutarlı seçimlerin gerçekleştirilmesinin, krizin çözümüne gerçek ve etkili bir şekilde katkıda bulunacağı, ancak yakın bir tarihte bu tür seçimlerin yapılamayacağının açık olduğu vurgulandı.

AB üyesi ülkelerin seçimlere ilişkin adımlar içeren ortak bir eylem planı olması önerilen taslakta, söz konusu adımlar arasında, BMGK’nın 2254 sayılı kararı dışında yapılan seçimlerin Suriye krizinin çözümüne etkili bir katkı olarak kabul edilemeyeceği, aksine Suriye çatışmasına gerçek ve sürdürülebilir bir siyasi çözüme ulaşma şansını zayıflatacağının kamuya açık mesajlarla vurgulanmasının yanı sıra özgür ve adil başkanlık seçimleri yapılmadan 2254 sayılı karar ile tutarlı bir siyasi çözüme ulaşmanın mümkün olmadığının açıkça belirtilmesi ve Suriye Anayasa Komitesi, çalışmalarını tamamladıktan sonra bu seçimlerin yapılması için uygun ortamı hazırlamaya yönelik çabalardan kaçınılmamasıyla birlikte BM Suriye Özel Temsilcisi’nin seçimleri siyasi sürece dahil etme çağrısı yer alıyor.

Taslakta prensip olarak şu 4 eylem adımının atılması önerildi:

 1- Yurt dışından gelen mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin oylama sürecine katılımına ilişkin garantilerin verilmesi.

2 – Güven artırıcı adımların atılması ve tarafsız, güvenli bir ortam yaratılması.

3 – Çoklu oylama yapılması için yasal ve pratik koşulların yaratılması.

4 – BM’nin seçimleri denetlemesi ve tarafsızlığı en üst düzeyde garantilemesi.

Müttefik desteği

AB üyesi ülkelerin, ‘Suriye krizini çözme çabalarının temel taşı olarak BM’deki nüfuzun artırılmasının ve Arap ülkelerinin Suriye seçim sürecini daha fazla sahiplenmesini sağlamasının’ yanı sıra bu ayın 15’inde protestoların onuncu yıldönümünde taslaktaki unsurların yanı sıra onaylamaları bekleniyor. Ayrıca Suriye’ye komşu ülkelere BM Suriye Özel Temsilcisi ile iş birliği içinde yurt dışındaki mültecilerin oylamaya katılmalarına yönelik hazırlıklarda, bir yandan Suriye başkanlık seçiminde önemli aktörler olarak katkıları sağlanırken bir yandan da katılımlarını teşvik edip süreci kolaylaştırmaları sağlanacak. Bunun yanı sıra Suriyeli gurbetçilerin yaklaşan devlet başkanlığı seçimiyle ilgili taleplerini net bir şekilde ifade etmelerine yardımcı olmak için sivil toplum ve Suriyeli muhalif güçler seferber edilecek.

Mayıs ayında yapılacak seçimlere ilişkin bu tutuma karşılık, 2254 sayılı karar uyarınca BM’nin önümüzdeki diğer seçimler için hazırlıklara başlanmasının önerildiği taslakta, bu hazırlıkların özellikle Suriyeli gurbetçilerle iletişim kurarak ve Suriyeli yetkililerden resmi onay alınmasını gerektirmeyen yurtdışında oylamaları hükümlerine uygun olarak yapılması vurgulandı. Taslağa göre Suriye vatandaşlarına bu hazırlık çalışmalarının 2021 devlet başkanlığı seçimine katılmalarına izin vermeyi amaçlamadığının açıkça belirtilmesi gerekiyor.

Bu nedenle Batılı ülkeler için kabul edilebilir seçimlere hazırlıkların 4 kriter çerçevesinde yapılması gerekiyor. Bu kriterler; Suriyeli mültecilerin ve yerlerinden edilmiş kişilerin seçimlere katılımının garantilenmesi, seçmenler için güvenli ve tarafsız bir ortam yaratmak amacıyla sahada güvenliği sağlayacak adımlar atılması, çoklu oy kullanmanın yasal ve pratik koşullarının oluşturulması ve BM’nin, seçim sürecinde en üst düzeyde tarafsızlığı sağlayan denetimidir.

BM Suriye Özel Temsilcisi’ne ‘gurbetçiler de dahil olmak üzere tüm Suriye vatandaşları için yurt dışında oy kullanılmasının organize edilmesi için BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde gereken yoğun hazırlık çalışmaları başlatma’ çağrısında bulunulması önerilen taslakta, “Bu mesele, iktidardaki Suriye rejimiyle doğrudan etkileşimi gerektirmediği gibi, ön onayının alınmasına da ihtiyaç duymamaktadır” ifadeleri yer aldı. BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, BMGK’nın 2254 sayılı kararı kapsamındaki görevinin yine 2254 sayılı kararın içeriğine göre yapılmayan herhangi bir seçimle ilgili olmadığını söyleyerek seçimler için hazırlık yapmayı reddetmişti.

Suriye’de 1932’den bu yana 18’inci kez gerçekleştirilecek. Suriye’nin Fransız mandası döneminde yapılan ilk seçimde olduğu yaklaşan seçiminde fazla ilgili görmemesi bekleniyor. Ancak ülkede 1955 yılında Şükrü el-Kuveytli ve Halid el-Azim’in yarıştığı seçime büyük ilgi gösterilmişti. Diğer tüm seçimler, ya referandum ya da kimsenin yarışmayı göze alamadığı tek adaylı seçimlerdi. Suriye’nin 2012 tarihli Anayasası’yla onlarca yıl sonra seçimlere birden fazla kişinin aday olmasına izin verildi.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu