Siyaset

“Defalarca şikayette bulunan kadınlara ‘kocan hala seni öldürmedi mi?’ diyen görevliler var”


Kadınlar her sene 8 Mart’ta olduğu gibi bu sene de “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganı ile alanlarda olacak. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu  İstanbul’un 39 ilçesi ve 48 ilde alanlarda olmaya hazırlanıyor. 

Eylem, İstanbul’da 5 Mart 18:30’da Beşiktaş İskele Meydanı’nda yapılacak. Eyleme, kadın cinayetleri nedeniye hayatlarını kaybedenlerin yakınları da katılacak. 8 Mart günü ise Taksim’de geleneksel Feminist Gece Yürüyüşü düzenlenecek. Burada da kadınlar ve LGBTİ+’lar ‘geceleri de sokakları da terk etmiyoruz’ diyecekler. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi Dilber Sünnetçioğlu, hem eylemler hakkında hem de bu sene kadınların hangi taleplerle meydanlarda olacağı hakkında bilgi verdi. 

“Her gün bizim için bir 8 Mart olmalı, her yer bizim için mücadele alanı olmalı” diyen Sünnetçioğlu, kadınların Türkiye’de yaşam savaşı verdiklerini belirtti:

“Eşitlik mücadelesinin yanında kadınlar bir de yaşam savaşı veriyor. Her gün kadın kardeşlerimiz doğal olmayan ölümlerle hayatlarını kaybediyor. Mücadelede başarılı olmak istiyorsak birlikte olmalıyız. Bizim bütün kadınların kurtuluşu için bir arada olmamız gerekiyor. Ben ilk kadın mücadelesini kendi çevremde, kendi ailem arasında vermeye çalıştım. İlk katıldığım eylem Ayşe Paşalı için yapılan eylemdi. Kadınlar Taksim’de tramvay durağında oturuyorlardı, bende gittim yanlarına oturdum ve o gün bugündür birlikteyiz… Orada gördüm ki örgütlenmek gerekiyor.”

2020 yılında 300 kadının öldürüldüğünü buna ilaveten 170’den fazla şüpheli kadın ölümü olduğunu ifade eden Sünnetçioğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı 2011 yılında kadın cinayetlerinin azaldığını belirtiyor. 

6284 nolu yasanın kadın cinayetlerine karşı tek anahtar olduğunu dile getiren Sünnetçioğlu şöyle devam ediyor:

“İstanbul Sözleşmesi kaldırılsın diyenlerin önlerine alıp sözleşmeyi okuduklarını düşünmüyorum. Sözleşmenin dört temel prensibi var. Birincisi önleme.Şiddetin ortaya çıkmasına cesaret edemeyecek bir toplum yaratılması gerekiyor. İkincisi koruma. Korumanın etkin bir biçimde uygulanması gerektiğini söylüyor sözleşme. Çantasında koruma kararı ile dolaşırken öldürülen kadınlar var, biz şunu duyduk bir kadından; o kadar çok karakola gidip şikayetçi olmuş ki kocasından ve görevliler ona ‘seni hala öldürmedi mi o adam’… Bu kadar korkunç tablo. Üçüncüsü etkin soruşturma yapın diyor. Şüpheli kadın ölümlerinin artması bu maddenin uygulanmamasından kaynaklanıyor. Dördüncüsü ise politika. Kadınların geleceğe dönük eşit yaşaması için gerekli politikaları geliştirin deniyor. Ama şu an ev işlerinde çalışan 11 milyon üzerindeki kadın işgücü bile sayılmıyor. Kadının ekonomik olarak güçsüz olması da bir şiddet biçimdir.” 

Ahval Cımbız’ın tamamını izleyebilir veya dinleyebilirsiniz. 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu