Toplum

Fareler, koronavirüsün yeni türü için potansiyel taşıyıcı


Araştırmalar, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yeni mutasyonlarının hayvanlara bulaşabileceğini ortaya koydu. Son bir araştırmada yeni mutasyonların virüsün küresel yayılmasını engelleme çabalarını zorlaştırabilecek bir gelişme olan farelere bulaşma konusu.

15 Mart’ta biroxiv internet sitesinde yayınlanan araştırmada, ABD’li ve İngiliz doktorlar, köpekler ve kedilerin virüsün B117 versiyonuna yakalandığını belgeledi. Ancak Paris’teki Pasteur Enstitüsü tarafından yapılan yeni araştırma, ilk olarak Güney Afrika ve Brezilya’da görülen virüsün B1351 ile P1 versiyonlarının farelere enfekte edebileceği ortaya koyuldu.

Virüsün eski versiyonları, hücrelerindeki reseptörlere bağlanamadıkları için farelere bulaşmıyordu. Ancak bu durum laboratuvarda fareleri enfekte etme yetenekleri test edilen bu yeni versiyonlarla mümkün hale geldi. Araştırmanın sonuçları ise 18 Mart’ta yayınlandı.

Bilim insanlarının fareler üzerinde daha kolay deneyler yapması olumlu tarafı, ancak virüsün daha fazla ve farklı yayılma yolları sağlaması fikri iyi bir haber değil.

Bilim insanları koronavirüsün eski versiyonlarıyla, farelerle bir deney yapmak isteselerdi, ACE2 reseptörlerini akciğer hücrelerine iletmek için yetiştirilmiş özel bir fare türü kullanmak zorunda kalacaklardı. Artık fareler doğal olarak enfekte olduğuna göre deneyler için herhangi bir tür kullanılabilir, bu da deneyleri daha ucuz ve zaman alıcı hale getirir.

Önceki gün medscape.com da yayınlanan araştırmaya göre, Pasteur Enstitüsü Fare Genetiği Laboratuvarı’ndan Montagotelli Xavier açıklamasında, virüsün bulaştırabileceği başka bir hayvanın varlığı konusunun endişe verici olduğunu söyleyerek, virüsün bir grup hayvan arasında kendini gösterdiğinde yayılmaya ve değişmeye devam edeceğini en nihayetinde ise tekrar insanlara bulaşabileceğini söyledi.

Şimdiye dek virüsün köpekler ve kediler gibi evcil hayvanlara bulaşması, virüs bulaşmış temas halindeki insanlardan enfeksiyon yoluyla gerçekleşti,  köpek ve kedilerden insana bulaştırılmış  enfeksiyon kaydedilmedi. ABD’li araştırmacıları ise, Utah’daki vizon çiftliklerinin yakınında yaşayan bir vizonda virüse karşı antikorları belgeledi ve bu da virüsün vahşi hayvanlara bulaşma kabiliyetine sahip olduğunu gösteriyor.

Virüsün farelere bulaşması, insanların yakınında yaşayan bir grup vahşi hayvana da bulaşması demek.

Xavier açıklamasında, “Bu aşamada, vahşi farelerin insanlardan enfeksiyon kaptığına dair kanıtımız yok, ancak bulgularımız, hayvanları enfeksiyon belirtileri açısından düzenli olarak test etme ve virüsün daha yeni versiyonlarını ortaya çıktıkça bu çabaları güncelleme ihtiyacını doğruluyor” şeklinde konuştu.

Texas Üniversitesi Veterinerlik ve Biyomedikal Bilimler Koleji Öğretim Üyesi epidemiyolog Dr. Sarah Hammer, koronavirüsün yeni versiyonlarının hayvan çalışmalarının önemini ortaya koyduğunu söyleyerek, konuyu acil olarak tanımladı.

Hammer rapordaki açıklamasında, “İnsanları etkileyen yeni hastalıkların % 70’inden fazlasının kökenleri hayvan gruplarına dayanıyor. Sadece insanlarda ortaya çıktığı şekliyle hastalığı incelemeye odaklanırsak, patojenlerin yıllarca bulaştığı veya yayıldığı yeri görmezden gelirsek, erken tespit etme yeteneğimizi ve hastalığın kontrolünü kaybedebiliriz” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Kanada’daki Guelph Üniversitesi Ontario Veteriner Koleji’nde yeni ortaya çıkan bulaşıcı hastalıkları araştıran bir profesör olan Scott Wise, “şimdiye dek çiftlik hayvanlarının virüse karşı  gerçekten savunmasız olmadığı için şanslıydık” dedi

Wise, salgının kötü bir dönemde virüsün hayvan çiftliklerinde yayılması sonucunun düşünülmesi gerektiğini belirterek, mutasyonların hayvanlara bulaşıp bulaşmadığı konusunda yeni araştırmalar yapılması konusunu vurguladı.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu