Siyaset

Şam rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan mülteciler Esed rejimi düşmeden geri dönmeyecek


Türkiye’deki Suriyeli mülteciler savaşın bitmesinin ve ülkelerine dönmenin hayalini kuruyorlar. AFP’nin haberine göre mülteciler, Beşşar Esed olduğu sürece Suriye’ye geri dönmek için herhangi bir adım atmayacaklarını vurguluyor.

15 Mart’ta 11’inci yılına girecek olan savaşın başlangıcından bu yana göç etmek zorunda kalan 5,6 milyon Suriyeliden 3,6 milyondan fazlası komşu ülke Türkiye’ye sığındı. Bu mülteciler Gaziantep ve Hatay gibi Türkiye’nin sınır şehirlerindeki demografiyi de değiştirdi. 

Resmi rakamlara göre, Gaziantep’te yaklaşık 450 bin Suriyeli mülteci bulunuyor. Bu da her beş kişiden birinin Suriyeli olduğu anlamına geliyor. Gaziantep’teki Suriyelilerin çoğu, sınırın diğer yakasına 110 kilometre uzaklıkta bulunan Halep şehrinden ve bölgesinden geliyor.

İsmail Abtini, Gaziantep’in ana caddelerinden biri olan İnönü Caddesi’yle aynı isme sahip ilçesinde ailesiyle birlikte bir restoran işletiyor. Abtini, “Suriye’ye dönmek istiyorum. Ancak aynı zamanda Türk vatandaşlığı da almaya çalışıyorum. Çünkü Esed iktidarda olduğu sürece geri dönmemiz mümkün değil” açıklamasında bulundu.

İsmail erkek kardeşleri, kız kardeşleri, eşi ve çocuklarıyla birlikte 2013 yılında Halep’ten ayrıldı. “Rejimin mahallemize attığı varil bombalarından kaçmak için Halep’ten kaçtık” diyen İsmail’in kardeşlerinden biri bombalı saldırılar sonucu yaşlamını yitirmiş.

Suriyeli çalışanlar koronavirüs salgınını kontrol altına alma noktasında getirilen kısıtlamalar ışığında ızgara, tavuk şiş, şavurma, döner ve falafel gibi siparişleri hazırlıyor. İsmail işlerinin oldukça iyi gittiğini söyledi. Ancak rejim düşerse Suriye’ye dönme noktasında hiç tereddüt etmeyeceğini vurguladı.

Suriyeliler, İnönü Caddesi’nin daha çok İran Çarşısı olarak bilinen bölümünde dükkanların çoğuna yatırım yapıyorlar.

Kuru meyve satıcısı 23 yaşındaki Zekeriyya es-Sabbagh şu açıklamalarda bulundu:

“Esed rejiminden kaçmak için ülkemizden ayrıldık. Şu an Esed rejiminin düştüğü söylense burada bizden kimseyi göremezsiniz. Bu caddede Suriyelilere ait tüm dükkanları gördünüz değil mi? Esed düşerse herkes dükkanını bırakır ve ülkesine geri döner.”

41 yaşındaki esnaf Hadır el-Huseyin de “Esed iktidarda kaldığı müddetçe geri dönüş umudu yok. Çocuklarım benim için çok değerli. Yaşadıklarımızı yeniden deneyimlemem imkansız” dedi.

Kuaför salonunda çalışan 28 yaşındaki Muhammed Ebu en-Nar ve müşterileri, Suriye’ye dönüş ve çatışmadan çıkma noktasında olası senaryolar hakkında sohbet ediyorlardı. Saç keserken açıklamalarda bulunan Nar, şunları söyledi:

“Suriye’ye dönersek ilk olarak hapsolacağız ve sonrasında kimse bize ne olacağını bilemeyecek. Ben askeri bir muhalifim ve benim gibi daha nicesi var. Rejim var olduğu sürece geri dönmek imkansız.” 

İnönü Caddesi esnafı Gaziantep’te yeni bir hayat kurmayı başarırken kocasını 2014’teki bombalı saldırıda kaybeden, 4 kızı ve 2 oğluyla birlikte şehir merkezine yakın yoksul bir mahalledeki bir apartman dairesinde yaşayan Ziynet Ulvi gibi diğer Suriyeliler basit yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar.

Salgın Ziynet’in küçük işler yapmasını engellemiş. Ailesini doyurmak ve 60 dolara karşılık gelen ev kirasını ödemek için yardımlarla yaşıyor. Ziynet’in evinde 2 yatak bir de eski bir kanepe bulunuyor. Salonunu ısıtmak için kömür kullanıyor.

Ülkesinden özlemle bahseden kadın şu açıklamalarda bulundu:

“Çocuklarıma Suriye’nin çok güzel bir ülke ve yaşamın çok özel olduğundan bahsediyorum. Burada işleri yapmak zorunda kalmadığımız bir hayatımız vardı. Mutluyduk. Ancak içinde bulunduğumuz durum Allah’ın takdiri.”

Diğer bir kadın da rejim güçlerinin kocasını öldürmesinden bir yıl sonra, 2014’te tek oğluyla birlikte Halep’i terk etmiş. Şu an bakkal işleten kadın, mahallede yaşayan birçok Suriyeli aileyle yakın ilişkiler kuruyor.

39 yaşındaki Suriyeli kadın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Zorbalık halen devam ediyor. İnsanları öldüren ve bizleri yerlerimizden eden kişi halen baştayken, onun yönetimi altında yaşamaya nasıl devam ederiz? Çocukları ve kadınları öldüren savaş karşısında duvarlarda asılı olan resimlerini görerek sokaklarda nasıl yürürüm? Nasıl geri döneceğim? Kesinlikle geri dönemem.”

Kadın açıklamasının sonunda bakkalın yakınındaki duvarlardan birine yazılan, adeta bölgedeki Suriyelilerin ülkelerine dönme ihtimalleriyle ilgili hislerini ifade eden ve “belki bir gün” anlamına gelen İngilizce slogana dikkat çekti. Umudunu dile getirdi.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu