Orta Doğu

Soçi’de Suriye konulu ‘çevrimiçi mücadele’


Üç garantör ülke olarak anılan Türkiye, Rusya ve İran, Soçi’de bugün ve yarın olmak üzere iki gün sürecek ‘çevrimiçi mücadelede’ iki arzuya odaklanacaklar. Bunlardan ilki, Suriye politikasını gözden geçirme sürecinde olan ABD başta olmak üzere Batı ve bölge ülkelerinin, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen’in, Suriye Anayasa Komitesi’ni gerekli prosedürleri yerine getirmeden ve sonraki turlar için çalışma planı üzerinde bir anlaşmaya varmadan önce Cenevre’de yeni bir toplantı düzenlenmesi çağrısında bulunmaması arzusudur. İkincisi ise üç ülkenin, özellikle Rusya ve İran’ın, Suriye’nin 2012 Anayasasına göre BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararını uygulamak, bu yolu canlı tutmak ve önümüzdeki Mayıs ayı sonlarında Suriye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştirmek için başka yolların açılmasını engellemek amacıyla ‘pohpohlanmış bir başarı’ olarak Suriye Anayasa Komitesi çarkını döndürmeye devam etme arzusudur.

“Ayrılıkçı gündem”

Dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde, BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen’in yanı sıra Irak, Lübnan ve Ürdün’den gözlemcilerin ve BM Mülteci Örgütü (UNCR) başta olmak üzere uluslararası kurumların yetkililerinin katılımıyla bir ‘garantörler’ toplantısı yapılması bekleniyor. Bu toplantıdan önce, geçtiğimiz ay Cenevre’de yapılan anayasal süreç konulu benzer bir üçlü toplantı düzenlenmişti. Ayrıca bu üçlü toplantının da öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanları Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani arasında geçtiğimiz yaz aylarında çevrimiçi bir zirve yapılmıştı. Öte yandan Ankara toplantılar sırasında geçtiğimiz Mart ayında Putin ve Erdoğan’ın himayesinde yapılan İdlib Ateşkesi’nin bir kez daha teyit edilmesini isterken Moskova, sponsoru olduğu Şam’daki Uluslararası Mülteci Konferansı’nı düzenlemek için yeni bir insani yol açmayı umuyor. Tahran ise İsrail’in Suriye’deki İran mevzilerini hedef alan saldırılarına karşı bir tutum arıyor. İsrail, son olarak pazar gecesini pazartesiye bağlayan gece şafak vaktinde Şam yakınlarındaki İran mevzilerini hedef aldı.

Garantörler, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Suriye’deki Amerikan askerlerinin varlığı ile ilgili eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ‘sallantılı’ tutumunun aksine askeri unsurların ülkede kalmaya devam edeceklerini ve DEAŞ ile mücadele çerçevesinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) verilen desteğin artacağını teyit etmesiyle birlikte bu toplantının Suriye’nin kuzeydoğusundaki ‘ayrılıkçı gündemi reddetme’ konusunda ortak bir görüşe ulaşılması için bir fırsat olacağı konusunda hemfikirler.

Üç ülkenin temsilcilerinin önündeki en sıcak dosya, Suriye Anayasa Komitesi’nin çalışmalarının değerlendirilmesi olacak. BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, Anayasa Komitesi toplantılarının beşinci turun bir anayasa hazırlama mekanizması oluşturma yolunda bir takım ilerlemeler kaydedilmesini umuyordu. Ancak ‘kaçırılan bir fırsat’ yüzünden hayal kırıklığına uğradı. Pedersen, bir tür ‘uluslararası fikir birliği’ oluşmasını da ümit ediyordu. Ancak BMGK’daki son toplantı, Biden yönetiminin göreve başlaması sonrası Batı ülkeleri ile Rusya arasındaki görüş ayrılıklarının devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’ın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile sadece BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesindeki bir uzlaşının ve mevcut kararın süresi Temmuz ayında sona erdikten sonra sınırların ötesi insani yardımların desteklenmesi konularını görüşmesi sonrası Batı ülkeleri ile Rusya arasındaki fikir ayrılıkları daha da belirginleşti.

Bölünme devam ediyor

İngiltere’nin BMGK başkanlığı sırasında hazırlanan metin taslağı 15 üye ülkenin tamamının onayını almayı başaramadı. Rusya metindeki iki maddeyi kabul etmedi. Bunlardan ilki, Pedersen’in BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesindeki çabalarının desteklenmesiydi. Ancak Anayasa Komitesi’nin kurulmasının üzerinden 17 ay geçmesine rağmen anayasa reformunu hazırlama süreci halen başlayamadı. İkincisi ise yine Pedersen’in BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde ilerleme kaydedilmesine yönelik diplomatik çabalarının desteklenmesiydi.

Geçtiğimiz Aralık ayında Suriye Anayasa Komitesi toplantılarının dördüncü turunda ‘ulusal sabitlerin’ ele alınması beşinci turunda ise anayasa ilkelerinin tartışılması kararlaştırıldı. Ancak sonuncusu Ocak ayı sonlarında yapılan toplantılarda karışıklık devam etti. Suriye Anayasa Komitesi’nin muhalif Eş Başkanı Hadi el-Bahra, Komitenin çalışma mekanizmalarına dair önerilerin yanı sıra egemenlik, hükümet sistemi, güç dağılımı, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, eşit vatandaşlık, şeffaflık, yolsuzlukla mücadelenin yanı sıra radikalizm ve terörizmle mücadele gibi başlıkların yer aldığı anayasanın temel ilkeleri bölümünde yer alan bazı maddelerle ilgili bir belge sundu. Suriye Anayasa Komitesi’nin rejim temsilcileri ise egemenlik, egemenliğin tanımı, sınırları ve sembolleri ile anayasa taslağı oluşturulmaya başlamadan önce oturumların tamamlanması gerektiğiyle ilgili önerilerini sundu. Ancak Suriye Anayasa Komitesi’nin rejim Eş Başkanı Ahmed Kuzbari şaşırtıcı bir şekilde, Anayasa Komitesi toplantılarının son saatlerinde ‘Anayasa İlkelerini Hazırlama Bağlamındaki Temel Unsurlar’ başlıklı iki sayfalık bir belge sundu. Bu, sadece başlıkta değişiklik yapılarak dördüncü turda sunulan metnin aynısıydı. Oysa daha önce sunulan benzer metin, Batılı ülkelerin ve BM’nin temsilcilerini şoke etmişti.

Garantör ülkeler, Cenevre’de sıcak bir gündemin ardından özellikle Şam ile Rusya ve İran temasları çerçevesinde önümüzdeki aylar için bir plan yapmak üzere bugün soğuk bir gündem yürütüyorlar. Söz konusu temaslar çerçevesinde bir araya gelen Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ile İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Asgar Haci’nin görüşmesiyle ilgili resmi açıklamaya göre Esed ve Hacı, Anayasa Komitesi’nin çalışmalarının daha önce üzerinde mutabık kalınan usul kurallarına uygun olarak, herhangi bir dış müdahale olmaksızın temel ilkelerin tartışılması ve bunlar üzerinde varılacak mutabakatla başlayan açık bir çalışma mekanizması ve yöntemi ile sürecin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladılar.

BM Suriye Özel Temsilcisi Pedersen’in gerek Soçi’de, gerekse önümüzdeki Perşembe günü Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmek üzere Moskova’da ya da Soçi toplantısından sonra Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdat ile görüşmek üzere Şam’ı ziyaret ettiğinde oynayacağı rol, rotayı değerlendirme noktasında önemli bir faktör olacak. Peki, Anayasa Komitesi toplantı turları için tarihlerin belirlenmesi, anayasa taslağı hazırlama mekanizması, çalışma planı ve Suriye Anayasa Komitesi’nin eş başkanları arasındaki iş birliğini içeren bir anlaşmaya göre komite toplantıları için bir mekanizma oluşturulabilir mi? Ya da garantör ülkeler, siyasi bir süreç olduğunu söylemek için Anayasa Komitesi toplantılarıyla açtığı yolu korumaya ve rakip Batı bloğunun BMGK’nın 2254 sayılı kararı çerçevesinde seçimlerin düzenlenmesi, terörle mücadele, tarafsız bir ortam oluşturma gibi başka ‘yollar’ açmasını önlemeye devam mı edecek yoksa Anayasa Komitesi’nin ölümünü mü ilan edecek?

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu