Siyaset

Sudan’da dinlere karşı tarafsız bir devlet üzerinde anlaşmaya varıldı


Sudan’daki Geçiş Hükümeti ve Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) örgütünün Hılu grubu, resmi bir din benimsemeyen, kişinin inanç ve vicdan özgürlüğüne müdahale etmeyen bir devlet inşası için anlaştı. İki taraf dün Juba’da söz konusu ilkelerin Anayasa tarafından güvence altına alınması için ilkeler bildirisini imzaladı.

Bildiriye göre, Hılu grubunun lideri Abdulaziz el-Hılu komutasındaki güçlerin geçiş sürecinde aşamalı bir şekilde Sudan ordusuna katılmasını onayladı. Böylece barış anlaşmasına varılması ve bildiri uyarınca SPLM-N’in ülkedeki geçiş yönetiminde söz sahibi olması amacıyla Sudan Geçiş Hükümeti ile SPLM-N örgütü arasında müzakerelerin yeniden başlatılması için önemli bir adım atılmış oldu.

Bildiriyi, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, SPLM-N örgütünün Hılu grubu lideri Abdulaziz el-Hılu ve tanık sıfatıyla Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit imzaladı. Bildiride ayrıca Dünya Gıda Programı Direktörü David Paisley’in imzası yer aldı.

Sudan Geçiş Hükümeti ve SPLM-N, bildirinin imzalanmasından itibaren, Sudan’daki çatışmaya kapsamlı çözümün bir parçası olarak kalıcı ateşkesin yürürlüğe girmesi hususunda anlaştı. Burhan imza töreni sonrasında yaptığı açıklamada, ülkede barışı gerçekleştirmenin önemini vurgulayarak, ilkeler bildirisinin imzalanmasının “herkes için bir ülke yaratacak olan barışa öncülük edecek değişimin gerçek başlangıcı” olduğunu söyledi. Burhan, “Bu barışın sağlanması ve korunması için mücadele edeceğiz” dedi.

Abdullah Hamduk: “İlkeler bildirisinin imzalanması cesur bir girişimdir”

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “İlkeler bildirisinin imzalanması, Sudan barışının ikinci aşamasının tamamlanması için -sivil ve askeri olarak- tüm Sudanlılarda sağlam bir irade olduğunun kanıtı ve cesur bir girişimdir. Hiç kimseyi dışlamayan ve Sudan ulusal projesinin uzlaşı temeli olacak adil ve kapsamlı barış anlaşmasına ulaşana dek çabalar sürecek” diye yazdı.

Abdulaziz el-Hılu, ilkeler bildirisine atılan imzaların “daha geniş müzakerelere zemin hazırlayacağını ve mutabık kalınan ilkelerin, ülkedeki değişim çarkının çevrilmesini, kapsayıcılıktan demokrasiye reform çabalarının devam etmesinin güçlendirilmesini ve Sudan’da özgürlüklere ve insan haklarına saygının pekiştirilmesini garanti edecek metinlerde kendilerine yer bulacaklarını” belirtti.

Hılu, “Demokratik bir anayasanın nasıl yazılacağı, yargı ve hukuk otoritesinin bağımsızlığı, demokratik hesap verebilirlik mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve buna ek olarak ekonomik çöküşün durdurulması, güvenlik sorunları ve ülkede çoğulculuk ve çeşitlilik meseleleri Sudan’ın karşı karşıya olduğu sorunlar arasında yer alıyor. Ülkeyi gerçek barışa ulaştırmamız için müzakerecilerin faydasız rekabet yerine ülke çıkarını ve istikrarını göz önüne almalarını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Bildirinin imzalanmasına öncülük eden Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’ın attığı “cesur” adımdan övgüyle söz eden Hılu, bu adımı “kalıcı barış ve adil birlikteliğe götürebilecek müzakere sürecinde yapılan önemli bir atılım” diye niteledi. Hilu ayrıca ilkeler bildirisini imzalama aşamasına gelinmesinde Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit ve arabulucu ekibi ile Dünya Gıda Programı Direktörü David Paisley’in gösterdikleri çabaları takdir ettiğini dile getirdi.

Hılu’nun grubu ile Sudan hükümeti arasında ihtilaf oluşturan din-devlet ilişkisi ve güvenlik düzenlemesi konuları, SPLM-N’ye bağlı bu grubun daha önceki Sudan barış görüşmelerine katılmasının önünde engel teşkil ediyordu.

İki taraf da mutabık kaldı

İlkeler bildirisinin önsözüne göre, iki taraf “daha önce aralarında yapılan görüşmelerin ve savaş bölgelerindeki vatandaşların uzun bir dönem sürekli olarak çektiği acıların dikkate alınmasında” mutabık kaldı. Bildiride “Din, dini ritüeller ve ibadet özgürlüğünü güvence altına alan sivil, demokratik, federal bir devletin kurulması” ibaresine yer verildi.

İki taraf “devletin hiçbir kişiye bir din dayatmaması, resmi bir din benimsememesi, din, inanç ve vicdan özgürlüğü konularında tarafsız olması, din özgürlüğünü ve dini uygulamaların korunmasını garanti etmesi ve bu ilkelerin anayasada güvence altına alınmasında” mutabık kaldı.

İki taraf ayrıca “Güvenlik kurumlarının çeşitliliği ve çoğulculuğu yansıtması ve bağlılıklarının bir partiye veya gruba değil vatana olması koşuluyla, Anayasa’ya uygun olarak ulusal güvenliği korumayı taahhüt eden yeni bir birleşik askeri doktrini takip eden profesyonel bir ulusal ordu kurulması ve aynı şekilde Anayasa’da din-devlet ilişkisi meselesinin çözülmesinin ardından (askeri) güçlerin birleştirilmesi ve entegrasyonun Geçiş Hükümeti’nin görev süresi bitene kadar aşamalı bir şekilde tamamlanması” hususlarında anlaştı.

Bildiride, “Kişisel Durum Yasası’nın temel haklarla çelişmeyecek şekilde din, gelenek ve inançlara dayandırılması ve ülkenin, Sudan hükümetinin onaylamadığı uluslararası ve Afrika insan hakları anlaşmalarına ve Barış Anlaşması’na dahil edilmesi için çalışılması” ifadeleri kullanılıyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu