Siyaset

Suriye’nin doğusundaki el-Hol Kampı’nda işlenen cinayetler artıyor


Bir Kürt yetkili Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, Suriye’nin doğusunda yer alan, yerinden edilmiş on binlerce kişinin ve DEAŞ üyelerinin ailelerinin kaldığı el-Hol Kampı’nda bu yılın başlarından bu yana 31 kişinin öldürüldüğünü söylerken insani yardım kuruluşları, ‘kabusun’ sürmesi konusunda uyardılar.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin el-Hol Kampı yetkililerinden Cabir Mustafa, AFP’ye, 2021 yılı başından bu yana kampta öldürülen 31 kişiden altısının kesici aletlerle, geri kalanının ise ateş edilerek öldürüldüğünü söyledi. Mustafa, “Kampın özellikle Iraklıların ve Suriyelilerin yaşadığı kısmında gerçekleşen bu cinayetlerin arkasında DEAŞ hücrelerinin olduğuna inanıyoruz” dedi. Mustafa, ölenlerin çoğunun Iraklı olduğunu açıkladı.

Öte yandan Rusya Çocuk Hakları Komiseri Anna Kuznetsova, ülkesinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yarattığı karmaşık koşullara rağmen son dönemde Suriye ve Irak’taki eski DEAŞ üyelerinin yetimleri olan 145 çocuğu kurtarmayı başardığını duyurdu.

Rusya’nın resmi yayın organı Rossiyskaya Gazeta’nın haberine göre Kuznetsova açıklamasında,  Rusya’nın Kovid-19 salgının yarattığı koşullar altında 145 çocuğun ülkelerine dönmeleri için 6 sefer düzenleyen tek ülke Rusya oldu. Rusya Çocuk Hakları Komiseri, çocukların dönüş programının Suriyeli ve Iraklı yetkililerle koordine edildiğini de sözlerine ekledi.

Rusya Başbakanı’nın Kovid-19 salgınıyla mücadeleden sorumlu yardımcısı Tatyana Golikova’ya yardımlarından ötürü teşekkür eden Kuznetsova, Golikova’nın çabaları sayesinde çocukları taşımak için salgın durumunu dikkate alarak bir mekanizma kurmayı başardıklarını söyledi. Geride kalan çocuk sayısını belirlemenin zor olduğunu vurgulayan Kuznetsova, yinede şu ana kadar 105 çocuğun daha dönmesi için hazırlanmış belgeler olduğunu kaydetti.

‘DEAŞ’lıların yetim çocukları’ olarak adlandırılan dosya, son yıllarda Rus hükümet çevreleri tarafından büyük ilgi gördü. DEAŞ’lıların yetim çocukları denildiğinde, Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelip Suriye ve Irak’taki çatışmalarda öldürülen DEAŞ üyelerinin çocukları kastediliyor. Moskova, daha önce Rusya’dan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden yaklaşık 6 bin savaşçının DEAŞ saflarına katılmış olabilecekleri tahmininde bulunmuştu. Örgüt hem Suriye’de hem de Irak’ta ağır bir yenilgiye uğradıktan sonra, söz konusu DEAŞ üyelerinin eşleri ve çocuklarıyla ilgili bir insani sorun ortaya çıktı. Bunların büyük bir kısmı Suriyeli veya Iraklı yetkililer tarafından koyuldukları hapishanelerde uzun süre kaldılar.

Moskova, birkaç grup halinde Rusya’ya nakledilen onlarca kişinin serbest bırakılması için yaklaşık iki yıl önce Irak hükümeti ile müzakerelere başladı. Bu çaba daha sonra DEAŞ’lıların dul eşleri ve çocuklarının sayısı konusunda doğru rakamların olmamasına rağmen Suriye’ye taşındı.

Bu çabadaki en son operasyon geçtiğimiz Aralık ayı sonunda Kuznetsova’nın Şam’ı ziyaretinden bir ay sonra Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in eşi Esma Esed ve dönemin Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdad (şimdiki Dışişleri Bakanı) ile görüşmesinin ardından gerçekleşti. Kuznetsova o sıra Suriyeli yetkilileri, yaşları 3 ile 15 arasında değişen 19 çocuğu serbest bırakmaya ikna etmeyi başardı. Rus kaynaklara göre, serbest bırakılan çocukların bir kısmı hapishanelerde, diğerleri ise zorlu yaşam koşulları altında kaldıkları mülteci kamplarında bulunuyordu.

Kuznetsova yine aynı dönemde Rusya Savunma Bakanlığı’na ait bir uçağın, zorunlu tıbbi muayeneden geçen çocukları, Rusya’nın dört bir yanında ikamet eden akrabalarına teslim edilmek üzere götürdüğünü açıkladı.

Kuznetsova, bunun hemen öncesinde Şam’a yaptığı ziyaretin sonunda yaşları 2 ile 16 arasında değişen 31 çocuğun daha Rusya Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçakla Rusya’ya götürülmesini sağlamıştı. Rusya İnsan Hakları Komiserliği Basın Ofisi’nden yapılan açıklamada, ‘bu çocukların, Suriye’deki kamp ve cezaevlerinde bulundukları, gerekli kontrollerden ve karantina prosedürlerinden geçirilmelerinin ardından velayetlerini alan Rusya’nın altı bölgesindeki yakınlarına teslim edileceği’ belirtildi.

Diğer yandan Kürt kaynaklar, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin, Fransız vatandaşlığına sahip mültecilerin içinde bulundukları koşulları incelemek üzere Suriye’nin doğusundaki el-Hol Kampı’na girmek isteyen Fransız parlamenterleri engellendiklerini belirttiler. Fransız vatandaşı olan yaklaşık 80 kadın ve 200 çocuk kampta oluşturulan özel bir bölümde yaşıyorlar.

Fransız parlamenterler Frederique Dumas, Hubert Julien-Laferriere, Sylvie Guillaume (aynı zamanda Avrupa Parlamentosu üyesi) ve Mounir Satour geçtiğimiz Pazartesi günü Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgelerine geldiler. Kampa girmeleri engellendikten sonra ortak bir yazılı açıklama yapan parlamenterler, “Çok büyük bir hayal kırıklığına uğradık. Suriye’deki Kürt yetkililer, Suriye sınırını geçen heyetimizin Rojava bölgesine gitmesine izin vermediler” ifadelerini kullandılar. Açıklamada ayrıca Belçika, Finlandiya, Almanya, Avusturya ve İspanya’nın Katalonya bölgesinden gelen diğer heyetlerin ‘geçtiğimiz haftalarda Rojava bölgesinde gidip kamplara girebildikleri’ vurgulandı.

Avukatların eşlik ettiği Fransız parlamenterler, ‘sahada yaptıkları görüşmelerin, kampa girişlerinin engellenme sebebinin Fransız makamlarının doğrudan baskısından kaynaklandığını teyit etmelerini sağladığını’ belirttiler. Fransız parlamenterler son olarak, Fransızlar da dahil olmak üzere yabancı uyruklu kişilerin gözaltına alındığı kamplardaki durumun her an patlamaya hazır bir bomba gibi olduğu konusunda uyardılar.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Abdulkerim Omer, Fransız heyetini Semalka Sınır Kapısı’nda karşıladığını söyledi. Omer, heyet ile yaptığı görüşmede, bölgedeki insani durumun yanı sıra Birleşmiş Milletler’in (BM) sağladığı yardımın Suriye’nin kuzey ve doğu bölgelerine ulaşamamasına neden olan el-Yarubiye (Tıl Koçer) Sınır Kapısı’nın kapanmasının ardından bölgeye uygulanan kuşatmanın ele alındığını söyledi.

Omer, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“DEAŞ’lıların ailelerinin kaldığı kampın durumunu, yarattığı tehlikeyi ve burada kalan kişiler için özel merkezler açarak rehabilite edilmeleri ihtiyacının yanı sıra Özerk Yönetim’in kontrolündeki hapishanelerde tutuklu bulunanların yargılanması dosyasını, bölgenin karşı karşıya olduğu zorlukları ve örgüt hücrelerinin oluşturduğu riski konuştuk.”

Fransız yetkililer, son iki yıl içinde el-Hol ve Roj kamplarında bulunan yaklaşık 35 çocuğu Fransa’ya götürdü. Suriye’yi ziyaret eden Fransız parlamenterler, geriye kalan çocukların akıbetiyle ilgili olarak, ‘çocuğun menfaati ilkesine saygı gösterirken, fiziksel, duygusal ve ahlaki güvenliklerini sağlamak için acil önlemler alınması’ çağrısında bulundular.

Haseke’nin yaklaşık 45 kilometre doğusunda bulunan el-Hol Kampı’nda yüzde 80’inden fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 60 bin kişi barınıyor. Kampta geçtiğimiz ayın başından bu yana 3 Iraklı mülteci öldürüldü. Son cinayetlerle birlikte, bu yılın başından bu yana kampta öldürülenlerin sayısı 31’e ulaştı. BM geçtiğimiz ay, radikal örgüt üyelerinin ailelerinden bazı kişilerin kamptan kaçmayı başarmalarının ardından kamptaki güvenlik ortamına ilişkin uyardı.

BM Güvenlik Konseyi’nden (BMGK) bir komite tarafından geçtiğimiz ayın başlarında yayınlanan bir raporda, özellikle Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki mülteci kampları ve gözaltı merkezlerinin ‘gizli bir tehdit’ haline geldiği uyarısı yapıldı. Kamp, kaçış girişimleri ve insani yardım kuruluşlarında çalışan güvenlik görevlilerine veya çalışanlara yönelik saldırılar dahil olmak üzere bir dizi olaya ve aşırılık yanlısı kadınların başkalarına katı cezalar vermek için gerçekleştirdiği saldırılara tanık oldu.

Bunun yanı sıra el-Hol Kampı’nda geçtiğimiz hafta çıkan yangında 7 çocuk ve iki kadın hayatını kaybetti. Farklı bir olayda ise Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nün bir üyesi aynı bölümdeki çadırında öldürüldü.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu