Arap dünyası

Suudi Arabistan 40 yıldır Körfez ülkelerinin birliğini destekliyor


Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin tek saf halinde hareket etmesi konusundaki istekli olduğunu, kardeşlik, din ve ortak kader açısından bu konuda üstüne düşen görevine bağlı olduğunu da birçok kez vurguladı. Son 41 yıllık politikasının, oluşturduğu stratejik derinliğe, Arap, İslami ve uluslararası ağırlığa dayandığının da altını çizdi.

Suudi Arabistan, 1982’de Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) kurulmasından bu yana, ortak hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunan her eylemi destekleyen dengeli bir yaklaşım benimsedi.

Körfez ülkelerinin büyük abisi olarak, ister bakış açıları, ister sahada olsun, eylem sürecinin karşı karşıya olduğu çeşitli engeller ve anlaşmazlıkların üstesinden gelmeye çalıştı.

Suudi Arabistan politikası, Körfez saflarının birliğinin korunması, üye devletlerin ‘Körfez-Körfez’ anlaşmazlıklarında etkili çözümlere yönelik desteğini ve Arap, İslam ve uluslararası ülkelerle işbirliğinin sürekliliğini sağladı.

Riyad, Körfez ülkelerinin enerjilerini harekete geçirerek siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer alanlarda başarılı bir birliğe ulaşmak için, KİK üyeleri arasındaki karşılıklı bağımlılık bağlarını artıracak ve işbirliğini derinleştirecek her şeyi sağlıyor.

Suudi liderliğinin, KİK ülkelerinin liderleriyle birlikte yürüttüğü çabalar ve kararlılık, bu oluşumun yürüyüşünü sağlamlaştırdı.

KİK sürecine ilişkin Suudi Arabistan’ın siyasi tarihine bakıldığında, merhum Kral Fahd bin Abdulaziz’in, Irak kuvvetleri Kuveyt topraklarını işgal ettikten sonra Kuveyt’teki kardeşlerin çağrısına karşılık verdiği görülüyor. Bu, Suudi Arabistan ve Kuveyt arasındaki bütünlüğün gücünü ve kader birliğini somutlaştıran güçlü bir adım oldu.

2001 yılında, Riyad ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin sonunda, KİK üye ülkelerinin liderleri dönemin Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz’in işbirliği aşamasından birlik aşamasına geçiş konusunda sunduğu öneriyi memnuniyetle karşıladı.

Bu önerinin önemine inanan liderler, Bakanlar Konseyi’ne, her bir ülke için 3 üyenin yer alacağı uzman bir heyet oluşturulması yönünde talimat verdi.

Bahreyn’de Şubat 2011’de gösterilerin patlak vermesi sırasında, Körfez saflarının tek bir vücut olarak hareket etmesi noktasında, Suudi Arabistan Bahreyn liderliği ve halkını etkileyen her şeye karşı aşılmaz bir duvar oldu.

O dönemde açıklama yapan resmi bir kaynak, Suudi hükümetinin Bahreyn’in içişlerine yönelik herhangi bir yabancı müdahaleyi kesinlikle reddettiğini ve tüm imkanları ile Bahreyn devleti ve halkının yanında olduğunu vurguladı.

Dönemin Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Nayef bin Abdulaziz, Bahreyn Kralı Kral Hamad bin İsa ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suudi Arabistan’ın güvenliği, istikrarı ve ulusal birliğini etkileyen her şeye karşı Bahreyn hükümeti ve halkının yanında olduğunu söyleyerek, Bahreyn’in çeşitli alanlarda yaşadığı gelişme ve büyümeye övgüde bulundu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE), KİK Yüksek Konseyi’nin Aralık 2005’te yapılan 26. oturumuna ‘Kral Fahd Zirvesi’ adı verilerek, Kral’ın KİK yürüyüşünü güçlendirmek anlamında gerçekleştirdiği büyük başarılar takdir edildi.

KİK Yüksek Konseyi’nin 9 Aralık 2006’da düzenlenen 27. toplantısına ise ‘Cabir Zirvesi’ adı verildi.

Dönemin Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz, “Kuveyt Emiri olan sevgili kardeşimiz Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’ın vefatının ardından düzenlenen ilk toplantıya, KİK’e hizmet eden tüm çabalarından ötürü merhumun adını verdik” şeklinde bir açıklama yaptı.

2016 ise Suudi Arabistan ve BAE arasındaki bir anlaşmanın parçası olarak, Suudi Arabistan- BAE Koordinasyon Konseyi’nin kurulmasına tanık oldu.

Kral Selman bin Abdulaziz ve BAE Başkanı Şeyh Halife bin Zayed Al Nahyan’ın talimatları uyarınca, bu anlaşma ekonomi, insani gelişme, siyasi ve askeri güvenlik entegrasyonu alanlarında iki ülkenin statüsünü vurgulamaya ve nihayetinde iki ülkenin toplumunun refahını sağlamaya odaklanan ortak bir vizyona ulaşmayı amaçladı.

Suudi Arabistan-BAE entegrasyon sistemi içinde, kalkınma ve ekonomi alanında görevli yedi ortak komite, iki kardeş halkın refah ve güvenliğini sağlamak için bir takım stratejik ve kalkınma girişimleri ile projeleri uygulamak için çalışıyor.

Suudi Arabistan, tüm KİK devletlerinin birliğini koruma ve güçlendirme konusundaki öncü rolü doğrultusunda, bölgesel ve uluslararası ağırlığı ve konumunu sürdürüyor.

Riyad’ın KİK bütünlüğünü desteklemek için ilk etapta hedefi, Körfez güvenliğini korumak, onu zayıflatma girişimlerine aşılmaz bir engel haline getirmek, kazanımlarını ve tamamlayıcı yolunun başarılarını korumak ve KİK tüzüğünde öngörülen hedeflere ulaşmak için ortak çabayı ilerletmektir.

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu